Nedir

TELGRAF « Haberleşme

İki merkez arasında, elektrik akımından faydalanarak, kararlaşmış bazı özel işaretlerle haberleşmeyi sağlama işi.

İlk telgraf, 1832 yılında Samuel Morse tarafından yapılmış, ilk telgraf haberleşmesi de, 1837 yılında gerçekleşmiştir. Telgraf, 1844 yılından sonra da bir haberleşme vasıtası olarak kullanılmağa haşlanmıştır.

Telgrafın esası, bir elektro mıknatıstır. Bu elektro mıknatıs, bir bataryaya bağlanarak, bir devre meydana getirilir. Devre, bir anahtarla kapanınca elektro mıknatıs harekete geçer ve küçük bir madensel parçayı oynatır. Bu madensel parçanın uzun ya da kısa süre oynaması ile, belirli olan işaretlerden haberleşme imkânı sağlanmış olur.Telgraf, verici ve alıcı olmak üzere iki esas bölümden meydana gelmiştir.Verici posta, bir üreteç ve Mora anahtarı denen bir devre kesiciden ibarettir. Alıcı posta, bir elektro mıknatıs, bunun tarafından çekilen bir armatör, bu armatörün bir ucundaki kalemle üzerine çizgiler çizilecek uzun kâğıt şeridi sürükleyen bir mekanizmadan ibarettir.

Verici postadaki Mors anahtarına uzun ya da kısa basılması, alıcı âletteki kâğıt şerit üzerine uzun ya da kısa çizgiler çizilmesine sebep olur.

Morse, alfabe harflerini uzun kısa doğrularla sembolleştirerek, kendi ismi ile anılan, bir telgrafçı alfabesi kurmuştur. (A = —/B = —./C = —.—. D —. —. gibi).

CAİZE « Tarih

Eski şairlerin yazdıkları övgüler karşısında aldıkları para ve armağan. Doğuda genel olarak çok revaçta olan caize vermek usulü, Osmanlılarda da yer etmiş, Osmanlı padişahları ve sadrazamları tarafından, övgü yazan şairlere çeşitti armağanlar, para verilmiş ve bazılarına da devamlı aylık bağlanmıştır.

BOYABAT « Türkiye Coğrafyası

Sinop iline bağlı bir ilçe. İlçenin yüz ölçümü 1.711 kilometrekare, nüfusu 61 bin 558 dir. Sinop'un güneyinde bulunan ilçenin yüzeyi genel olarak doğu-batı yönünde uzanan Gökırmak vadisi ile bu vadiyi çevreleyen tatlı meyilli yer yer düzlükleri ihtiva eden yamaçlardan ibarettir. Halk, çeltik ve tahıl ekiminden başka hayvancılıkla geçinmektedir.

İlçenin merkezi olan Boyabat kasabası, 8.345 nüfuslu bir kasabadır. Kasaba halkı çoklukla pirinç, hububat ekimi, kundura, deri, kereste yapımı ile geçinir.

ARUZ « Edebiyat

Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin.

Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder.

Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre ayrılır Yazılı bir beyit, harekeli ve harekesiz hecelerden meydana gelmiştir. Heceler de harflerin sayılarına göre Sebeb, Veded, Fasıla adlarını alırlar. Bunlar da iki kısma ayrılır: 1) Hafif Sebep, bizdeki kapalı hecenin karşıtıdır ve (-) ile gösterilir; 2) Ağır Sebep, bizdeki açık hecenin karşıtıdır ve ( . ) ile gösterilir. Bu temel hece şekillerinin birbirleri ile karışmasıyla 8 şekil meydana çıkar.

Her beyitte en aşağı dört tanesi bulunan bu şekillere “tef’il” ya da “tefile” denir.

Fe'ûlün (.- -), fâ'ilün (- .-), mefailün (.-.-), fa'ilâtün (-.- -), müstefilün (- - .-), mefûlâtü (- - -.), müf â'aletün (..- -.-), mütelâ'iliün (..-.-).

Tefîle'lerin de türlü şekillerde birleşmesi ile 16 nazım kalıbı meydana gelir. Bunlara “bahir” denir.

Çok eski zamanlardan beri kuvvetli bir halk şiiri geleneğine sahip olan Türkler, İslâm dünyasına katılmağa başladıktan sonra, şiirlerini Arapça ve Farsça yazmaya başlamışlar ve Türkçeye birçok Arapça ve Farsça kelimelerin girmesinden sonra da aruz vezninde çok başarılı örnekler vermişlerdir. Divan Edebiyatı, baştan başa aruz vezni ile yazılmış ve Arapça, Farsça kelimelerin kullanıldığı şiir örnekleri ile doludur. Ancak XIX. yüzyılın sonlarında Türkçe kelimelerle yazılmaya başlanan bu vezindeki şiirlere de rastlamakta isek de bu vezin sistemi Türkçemize yabancı kalmakta devam etmiştir.

BOLİVYA « Dünya Coğrafyası

Güney Amerika devletlerinden biri. Adını, devletin kurucusu olan Simon Bolivar'dan alan bu devletin yüzölçümü 1.069.000 kilometrekare, nüfusu 3.462.000 dir.Başşehri, Lapaz şehridir.

Orta Andlarla bunların doğusunda kalan çukur düzlük alanlar ile çevrili ve denizlerle kapalı bir ülke olan Bolivya, dağlık bir ülkedir. Vadilerinde ve ovalık yerlerinde çeşitli ekinlere elverişli toprağı vardır. Maden bakımından, özellikle kalay, gümüş, kurşun ve bakırca zengindir.

MAHKEMELER « Hukuk

Mahkemeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmış olan kanunlara göre, millet adına, bağımsız olarak adaleti yerine getirirler.

Mahkemeler ikiye ayrılır: 1 - Hukuk Mahkemeleri, 2 - Ceza Mahkemeleri.

Hukuk Mahkemeleri: Alacak, boşanma, miras, ev boşaltma, evlat edinme gibi dâvalara bakar. Hukuk mahkemeleri şu bölümlere ayrılır: 1 - Sulh Hukuk Mahkemeleri (Bin liraya kadar alacak, nafaka, ev boşaltma dâvalarına bakar). 2 - Asliyle Hukuk Mahkemeleri (Bin liradan fazla alacak, boşanma dâvalarına bakar). 3 - Ticaret Mahkemeleri (Ticaret işlerinden çıkan dâvalara bakar). 4 - îş Mahkemeleri (İşçi ve işverenlerle ilgili dâvalara bakar). 5 - İcra Mahkemeleri (İcra takip işleri ile ilgili dâvalara bakar).

Ceza Mahkemeleri: İşlenen suçlar, bir ceza vermeyi gerektiriyorsa, bu dâvalara Ceza Mahkemeleri bakar. Ceza Mahkemeleri, şu bölümlere ayrılır: 1 - Sulh Ceza Mahkemeleri (Küçük suçlara bakar). 2 - Asliye Ceza Mahkemeleri (Sahte işlemler, hakaret gibi dâvalara bakar). 3 - Toplu Asliye Ceza Mahkemeleri: (Asliye ceza ile ağır ceza mahkemelerinin baktığı suçlar dışında kalan dâvalara bakar). 4 - Ağır Ceza Mahkemeleri (Cana, namusa, mala, devletin güvenliğine karşı suç işleyenlerin yargılandığı mahkemelerdir).

Askerî Mahkemeler: Subay, asker ya da askerlikle ilgili kimseler tarafından işlenen askerlik suçlarına bakar.

Asliye ceza Mahkemelerinde, Toplu Asliye Ceza Mahkemelerinde, Ağır Ceza Mahkemelerinde, yargıçlardan başka. Cumhuriyet Savcısı da bulunur. Cumhuriyet Savcısı, suç işleyenleri, Türk milleti adına davacı olarak takip eder.

Bu mahkemelerde, kendisine bir suçu îşlediği söylenen kimse sanık adını alır. Suçu, mahkeme kararı ile kesinleşirse, suçlu adını alır.

Yargıçlar, verdikleri hükümlerde,kanunlara göre hareket ederler ve hiçbir etki altında kalmazlar. Kararlarında serbesttirler.

Her dâvâlı, her davacı, her sanık, istediği zaman, mahkemelerde dâvasını daha iyi takip edebilmek için avukat tutabilir. Avukatlar, Hukuk Fakültelerini bitiren ve mahkemelerde başkalarının haklarım savunabilme yetkisini almış olan kimselerdir. Yüksek mahkemeler:

Bu mahkemelerden başka, Yüksek Mahkemeler de vardır. Yüksek Mahkemeler şunlardır: Yargıtay, Askeri Yargıtay, Anayasa Mahkemesi.

Yargıtay: Bütün mahkemelerin üstünde olan yüksek bir mahkemedir. En tecrübeli yargıçlardan meydana gelmiştir, Ankara'dadır. Yukarda görülen mahkemelerin herhangi birinde dâvası görülmüş olan her vatandaş, yargıç tarafından verilen hükmü, kendine göre, kanunlara uygun görmez ve beğenmezse, bu hükmün bir daha incelenebilmesi için Yargıtaya başvurur, yargıtayda bu hüküm incelenir. Yargıcın verdiği karar doğru bulunursa, onaylanır, böylece hüküm yerine getirilir. Yargıcın verdiği karar, Yargıtayca uygun görülmezse, “bozulur” ve dâvaya yeniden bakılır. Mahkeme, dâvaya, bu bozulma kararını göz önünde tutarak, yeniden bakar. Ya yeni bir hüküm verir ya da ilk verdiği kararda ısrar eder. O zaman, dâva yeniden Yargıtay'a gider ve orada, Yargıtaydaki bütün yargıçların katılması ile incelenir. Bunların vereceği karar, artık kesin olur.

Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından verilmiş olan ölüm cezaları, Yargıtayda da onaylandıktan sonra, ölüm cezasının yerine getirilmesi için, Büyük Millet Meclisinden karar alınır. Ölüm cezası. Meclis tarafından onaylanırsa, suçlu, asılmak suretiyle cezalandırılmış olur.

Askerî Yargıtay: Askerî mahkemelerin vermiş olduğu kararların. Yargıtay gibi, incelenmesinin ve onaylanmasının yapıldığı yüksek bir mahkemedir.

Anayasa Mahkemesi: Yeni Anayasamıza göre kurulmuş yüksek bir yargı organıdır. Anayasa Mahkemesi, Bakanların işledikleri suçlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan kanunların Anayasaya aykırı olup olmadığına bakar.

Uyuşmazlık Mahkemesi: Adliye, idare mahkemeleri ve askerî mahkemeler arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli bir mahkemedir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy