Nedir

BAKAN « Devlet

Memleketimizde, kamuyu ilgilendiren genel işlerden birinin başında bulunan kimse. Bakanlar, Büyük Millet Meclisi'nin haiz olduğu yürütme yetkisini, bağlı oldukları alanda kullanırlar. Bakanlar, Anayasamıza göre, Cumhurbaşkanı 'nın Meclis üyeleri arasından tayin ettiği Başbakan tarafından, yine Meclis üyeleri arasından ya da Meclis dışında milletvekili seçilme yeteneği bulunan kimselerden seçilir. Cumhurbaşkanının bu seçilmeyi onaylaması üzeri ne Meclis'e sunulur.

Osmanlın İmparatorluğu'nda devlet işlerini gören bu kimselere, XIX. yüzyıldan itibaren “nazır” denmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Cumhuriyetin ilânından sonra 194i yılma kadar bu kimselere “vekil” denmiş, sonradan bu deyim “bakan” olarak değiştirilmiştir.

Bakanların, hükümetin genel politikasından ve kendi yetkileri içindeki işlerden Büyük Millet Meclisi'ne karşı siyasî, malî ve cezaî sorumlulukları vardır. Bir bakanın işindeki her hangi bir yolsuzluk, Anayasa Mahkemesi tarafından incelenir ve karara bağlanır.

Her bakanın maiyetinde genel olarak bir müsteşar, genel müdürler, müdürler, müfettişler, hukuk müşavirleri uzmanlar ve türlü derecede memurlar bulunur. Bakanın emrinde olan bir kanunla vazife ve yetkileri belirtilmiş olan bu memurlar “Bakanlık”ları meydana getirilir ve Bakanlıklara, Bakanın vazife ve unvanına göre ad verilir.

DALTONUN ATOM TEORİSİ « Kimya

Dalton tarafından, açıklanan bu teoriye göre: Madde, Lâtince “bölünemeyen parça” adı verilen “atom” lardan yapılmıştır. Aynı elementin atomları hacim ve şekil bakımından birbirinin aynı, fakat ayrı elementlerin atomları tamamıyla birbirinden farklıdır. Maddeler yok edilemeyecekleri gibi, yoktan da var edilemezler. Kimyasal bileşikler, atomların basit sayı oranları üzerine birleşmesi ile meydana gelir. Birden fazla atom birbiri ile birleşerek, yeni bir kapalı birim (molekül) meydana getirirler.

ÜRE « İnsan

Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla meydana gelen ve erimiş bir halde idrarda bulunan, idrarla dışarı atılan bir madde. Ürenin idrarla dışarı çıkmayıp kanda birikmesi haline de “üremi” adı verilir.

ÇORUH NEHRİ « Türkiye Coğrafyası

Erzurum - Kars yaylasının kuzeyindeki dağ sıralarından biri olan Mescit dağının kuzeyinden doğar. Oltu ve Tortum sularını alır. Artvin ve Borçka'dan geçtikten sonra Maradit yakınlarında Türk topraklarından çıkar, Batum'un güneybatısında Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 368 kilometredir. Bunun 20 kilometresi, Türkiye toprakları dışındadır.

BOĞULMA « Sağlık

Akciğerlerin muhtaç olduğu havayı alamamaları sebebiyle kalbin durmasından ileri gelen ölüm hali. Sebepleri bakımından ikiye ayrılır: 1) Her hangi bir engel yüzünden havanın solunum tarpanlarına girememesinden ileri gelen boğulmalar. 2) Solunuma elverişsiz havanın ciğerlere girmesinden meydana gelen boğulmalar.

1- Havasızlıktan boğulma: Herhangi bir sıvının solunum organlarına girerek akciğer keseciklerini ve solunum yollarını tıkaması boğulmaya sebep olur. Normal olarak bir insan nefes almadan bir dakikadan fazla su altında kalamaz. Bu zamanın sonunda artık irade solunumu durduramaz olur ve şahıs derin bir soluk alır. Bu soluk şüphesiz solunum yollarını su ile doldurur. Kan oksijensiz kalır. Solunum sistemine giren su bronşların fazla miktarda salgı yapmasına sebep olur. Bu, müküs ve hava birbirine karışarak bir köpük meydana getirir. Bu yüzden solunum sistemine su dolan insan sudan çıkarılsa bile bu köpük yüzünden soluk alamaz.

2 -Zehirli hava ile boğulma : Havada çok fazla miktarda karbonmonoksit bulunursa, insan hemen yere yıkılır, birkaç dakika içinde ölür. Şiddetli zehirlenmelerde baş ağrısı, kusma ve kıvranmalar görülür, daha sonra insan kendini kaybeder, felçler belirir. Hafif zehirlenmelerde ise insan kendini kaybetmez; ancak, bu zehirlenme sinir sisteminde bazı arızalar bırakabilir. Karbonmonoksit ağır ağır ve devamlı alındığı takdirde sinir bozuklukları, kansızlık ,zihni uyuşukluk yapar.

BEBEK « İnsan

Henüz yürümeyen, meme ve kucak çocuğuna verilen ad. Bu devre çoklukla doğumdan birinci yaşın sonuna kadar olan devredir. Anglo-Sakson literatüründe ise bu devre ikinci yaşın sonuna kadar uzatılır. İnsan hayatının bu devresinde görülen ölüm oranı, öbür devrelere nazaran çok fazladır. Ölüme etki yapan sebepler arasında erken doğum, doğum bozuklukları, beslenme şekli ve güçlüğü, sindirim ve solunum sistemi bozuklukları, doğurandan sonra alman yetersiz tedbirler, çeşitli sosyal durumlar, sayılabilir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy