Nedir

SARIYER « Türkiye Coğrafyası

İstanbul iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 150 kilometrekare nüfusu 489990 dur. İstanbul Boğazı'nın Rumeli kıyılarındadır ve engebeli, dalgalı ve makilerle kaplı sırtlarla, aralarındaki vadilerden ibaret bir yüzeye sahiptir. Halkın geçimi çeşitli işlerle olmaktadır. Merkezi 43991 nüfuslu Sarıyer kasabasıdır.

MAHKEMELER « Hukuk

Mahkemeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmış olan kanunlara göre, millet adına, bağımsız olarak adaleti yerine getirirler.

Mahkemeler ikiye ayrılır: 1 - Hukuk Mahkemeleri, 2 - Ceza Mahkemeleri.

Hukuk Mahkemeleri: Alacak, boşanma, miras, ev boşaltma, evlat edinme gibi dâvalara bakar. Hukuk mahkemeleri şu bölümlere ayrılır: 1 - Sulh Hukuk Mahkemeleri (Bin liraya kadar alacak, nafaka, ev boşaltma dâvalarına bakar). 2 - Asliyle Hukuk Mahkemeleri (Bin liradan fazla alacak, boşanma dâvalarına bakar). 3 - Ticaret Mahkemeleri (Ticaret işlerinden çıkan dâvalara bakar). 4 - îş Mahkemeleri (İşçi ve işverenlerle ilgili dâvalara bakar). 5 - İcra Mahkemeleri (İcra takip işleri ile ilgili dâvalara bakar).

Ceza Mahkemeleri: İşlenen suçlar, bir ceza vermeyi gerektiriyorsa, bu dâvalara Ceza Mahkemeleri bakar. Ceza Mahkemeleri, şu bölümlere ayrılır: 1 - Sulh Ceza Mahkemeleri (Küçük suçlara bakar). 2 - Asliye Ceza Mahkemeleri (Sahte işlemler, hakaret gibi dâvalara bakar). 3 - Toplu Asliye Ceza Mahkemeleri: (Asliye ceza ile ağır ceza mahkemelerinin baktığı suçlar dışında kalan dâvalara bakar). 4 - Ağır Ceza Mahkemeleri (Cana, namusa, mala, devletin güvenliğine karşı suç işleyenlerin yargılandığı mahkemelerdir).

Askerî Mahkemeler: Subay, asker ya da askerlikle ilgili kimseler tarafından işlenen askerlik suçlarına bakar.

Asliye ceza Mahkemelerinde, Toplu Asliye Ceza Mahkemelerinde, Ağır Ceza Mahkemelerinde, yargıçlardan başka. Cumhuriyet Savcısı da bulunur. Cumhuriyet Savcısı, suç işleyenleri, Türk milleti adına davacı olarak takip eder.

Bu mahkemelerde, kendisine bir suçu îşlediği söylenen kimse sanık adını alır. Suçu, mahkeme kararı ile kesinleşirse, suçlu adını alır.

Yargıçlar, verdikleri hükümlerde,kanunlara göre hareket ederler ve hiçbir etki altında kalmazlar. Kararlarında serbesttirler.

Her dâvâlı, her davacı, her sanık, istediği zaman, mahkemelerde dâvasını daha iyi takip edebilmek için avukat tutabilir. Avukatlar, Hukuk Fakültelerini bitiren ve mahkemelerde başkalarının haklarım savunabilme yetkisini almış olan kimselerdir. Yüksek mahkemeler:

Bu mahkemelerden başka, Yüksek Mahkemeler de vardır. Yüksek Mahkemeler şunlardır: Yargıtay, Askeri Yargıtay, Anayasa Mahkemesi.

Yargıtay: Bütün mahkemelerin üstünde olan yüksek bir mahkemedir. En tecrübeli yargıçlardan meydana gelmiştir, Ankara'dadır. Yukarda görülen mahkemelerin herhangi birinde dâvası görülmüş olan her vatandaş, yargıç tarafından verilen hükmü, kendine göre, kanunlara uygun görmez ve beğenmezse, bu hükmün bir daha incelenebilmesi için Yargıtaya başvurur, yargıtayda bu hüküm incelenir. Yargıcın verdiği karar doğru bulunursa, onaylanır, böylece hüküm yerine getirilir. Yargıcın verdiği karar, Yargıtayca uygun görülmezse, “bozulur” ve dâvaya yeniden bakılır. Mahkeme, dâvaya, bu bozulma kararını göz önünde tutarak, yeniden bakar. Ya yeni bir hüküm verir ya da ilk verdiği kararda ısrar eder. O zaman, dâva yeniden Yargıtay'a gider ve orada, Yargıtaydaki bütün yargıçların katılması ile incelenir. Bunların vereceği karar, artık kesin olur.

Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından verilmiş olan ölüm cezaları, Yargıtayda da onaylandıktan sonra, ölüm cezasının yerine getirilmesi için, Büyük Millet Meclisinden karar alınır. Ölüm cezası. Meclis tarafından onaylanırsa, suçlu, asılmak suretiyle cezalandırılmış olur.

Askerî Yargıtay: Askerî mahkemelerin vermiş olduğu kararların. Yargıtay gibi, incelenmesinin ve onaylanmasının yapıldığı yüksek bir mahkemedir.

Anayasa Mahkemesi: Yeni Anayasamıza göre kurulmuş yüksek bir yargı organıdır. Anayasa Mahkemesi, Bakanların işledikleri suçlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan kanunların Anayasaya aykırı olup olmadığına bakar.

Uyuşmazlık Mahkemesi: Adliye, idare mahkemeleri ve askerî mahkemeler arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli bir mahkemedir.

İSİS « Mitoloji

Eski Mısırlılarda hekimliğin ekinin ve evliliğin tanrıçası. Çoklukla boynuzlu ve kucağında bir çocukla tasvir edilir.

CARBONARİ « Dünya Tarihi

XIX. yüzyıl başlarında gelişen bazı gizli cemiyetlere verilen ad. Fransızlara ve kral Ferdinando'ya kin besleyen Cumhuriyetçiler, İtalya'da Abruzzo'nun iç taraflarında gizli bir teşkilât kurmuşlardır. Bunların savaş parolaları "kurdun parçaladığı kuzu için intikam" idi. Joachim Murat'ın Napoli tahtına çıkması (1805 - 1815) üzerine, hemen hemen bütün İtalya'ya yayılan bir teşkilât kurulmuştur. Murat'da İtalyan birliğini kurmak, bağımsızlığını elde etmek için Corbonari cemiyetinden faydalanmak yoluna gitmiştir. Fakat 1821 de Napoli ve Piemonte ayaklanmasının bastırılmasından sonra, bütün İtalyadaki Carbonari'ler vatana ihanetle suçlandırılmışlar ve kanunla cezalandırılmışlardır. Bu sebeple Fransa'da, İtalyanların katıldığı yeni Carbonari cemiyetleri kurulmuş fakat daha çok Fransız karakterine bürünerek eski önemini kaybetmiştir.

KÖY ENSTİTÜLERİ « Eğitim

Köy öğretmeni ve köye yarayacak diğer meslek adamlarını yetiştirmek üzere tarıma elverişli toprakları olan bölgelerde, Millî Eğitim Bakanlığı'nca açılmış olan okullar. Enstitüler, en az beş yıllık bir öğretim süresi içinde tam devreli köy okullarını bitirmiş köylü çocukların yetiştirmek amacı için kurulmuştur. Kültür derslerinin yanında tarım ve teknik dersleri de verilmek suretiyle yetiştirilmiş olarak köye döndüklerinde, o köy için en güvenilir bir kültür adamı olarak çalışmak imkânını bulmuşlardır.Binlerce köy öğretmenini yetiştiren bu okullar, 1950 yılından sonra, özelliklerini değiştirmişler ve “İlköğretmen Okulları” adı ile yeni bir öğretime bağlamışlardır.

MEDRESE « Devlet

Hukuk, ilahiyat ve edebiyat dersleri verilen Müslüman yüksek öğretim müessesesi. Osmanlı İmparatorluğunda yüksek öğrenim medreseleri de olurdu. Medreseler, Osmanlı devletinin kurtuluşuyle birlikte başlamıştır. Medreseler, çoklukla camilerin yanında, bazen da camilerle birlikte yapılırdı.

Öğrenci medreselerde yatar, camilerde ders görürdü. Osmanlı imparatorluğunda medreseler Fatih devrinde gelişmiştir.

Öğrenciler ilkin medreselerin “hariç” (ilköğretim karşılığı), sonra da "dahil" (Orta öğretim karşılığı) bölümlerinde okurlar bunları tamamladıktan sonra da, yüksek öğretim karşılığı olan “sahn” da okurlardı.

Medreseyi bitiren öğrenci, “mülâzim” adıyla bir deftere kaydedilirdi. Bunlardan isteyenler adliye (kadılık), isteyenler öğretim (müderrislik), isteyenler de idarecilik mesleklerini seçerlerdi.

Bu öğretim müesseseleri, Cumhuriyet devrinde kaldırılmış, yerlerini modern eğitim müesseselerine bırakmıştır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy