Nedir

BOMBARDIMAN « Dünya Tarihi

Denizden, karadan ve havadan, ağır silâhlarla belirli bir bölgeye ya da hedefe yapılan devamlı ve toplu ateş. Bombardıman tam bir hedefe yöneldiği gibi, geniş bir alanı da hedef alabilir. Amaçlarına ve tekniğine göre değişir.

Bombardımanlar topun icadından öncede yapılmışsa da, tarihte karadan ve barutla yapılan topun ilk büyük bombardımanı Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u kuşattığı sırada olmuştur.

Bugünkü anlamıyla ilk bombardıman ,1812 de Trablus Savaşında İtalyanlar tarafından ve uçaklarla yapılmıştır.

Bundan sonra Birinci Dünya Savaşında uçaklarla geniş çapta olmamakla beraber, bombardımanlar yapılmıştır. Fakat İkinci Dünya Savaşında geniş çapta uçakla yapılan bombardımanlar, bu savaşın sonucuna etki yapan başlıca sebeplerden biri olmuştur.

BODRUM « Türkiye Coğrafyası

Muğla iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 700 kilometrekare ,nüfusu 24.698 dir. İlçe, Muğla'nın güneybatı ucundadır. Kuzeyini Ege Denizinin Mandalya körfezi, batısı Ege Denizi, Güneyini Ege Denizinin Kerme körfezi çevrelemektedir. Yüzeyi, batıya doğru yarımada şeklinde uzanmış engebeli alanlardan ibarettir. Pazar, Söğüt ve Asar dağlarının dik meyilli yamaçları, ilçenin hemen hemen bütün yüzeyini kaplar. Halk özellikle portakal ve limonculukla geçinmektedir.

İlçe merkezi olan Bodrum kasabası, 5.040 nüfuslu bir kasabadır. Ege Denizi kıyısında tarihî Halicarnassos şehrinin üzerinde kurulmuştur. Çevresi portakal, mandalina ve zeytin ağaçları ile süslenmiştir.

ÇİÇEK « Bitkiler

Bir bitkinin, göz alıcı renklerle bezenmiş olan, çoğu güzel kokan, üreme organlarını taşıyan bölümü. En çok rastlanılan çiçekler, dört dizi bölümünden meydana gelmişlerdir. Bu dört bölüm, çiçek sapından gelişirler. Bu sapın ucu, bir tablayı hatırlatır ve “çiçeklik” adını alır. Çiçeği meydana getiren dizinin en dış bölümünde, bir çanak meydana getirecek şekilde dizilmiş olan çanak yaprakları vardır. Bunlar, çiçek tomurcuk durumunda iken, tomurcuğun bütün bölümlerini korur çiçek açtığında ona bir desteklik vazifesi görür.

Çanağın içinde “taç” denen, göz alıcı renklerden meydana gelmiş taç-yapraklar bulunur. Çiçek denildiğinde göz önünde beliren bölüm burasıdır. Bunlar, üremeyi kolaylaştıracak böcekleri, çiçek üzerine çekecek şekilde göz alıcı renklerden meydana gelmiştir.

Çiçeğin daha iç bölümünde, tam ortada olan “dişi organ” ın çevresinde yer almış “erkek organlar” bulunur. Her erkek organ, sarı ya da kırmızı renkli çiçek tozlarını taşıyan tabla biçiminde bir başlıkla bunu taşımakta olan bir ipçikten meydana gelmiştir.

Dişi organ, organların orta bölümünde yer almıştır. Dişi organın en yukarısında boğum şeklinde bir tepecik bulunur. Bu tepecik altında dişicik borusu yer alır. Dişicik borusunun altında da şişkince bir yumurtalık bulunur. Meyveleri meydana getiren yumurtacıklar, bu yumurtalıkta bulunurlar.

Her çiçek, bu şekilde dört diziden meydana gelmiş olmaz. Bunlardan bazıları gibi, erkek ve dişi organları da aynı çiçek üzerinde bulunmazlar. Dört dizisi de tam olan çiçekler, “tam çiçek” leri meydana getirirler. Erkek ve dişi organların ise aynı bitki üzerinde ve ayrı ayrı çiçeklerde olmaları “bir evcikli”, ayrı ayrı bitki üzerinde olanları da “iki evcikli” çiçekleri meydana getirirler.

PEŞREV « Müzik

Klâsik Türk mûsikisinin en çok tanınmış saz eseri şekline verilen ad. Genel olarak dört bölümden yapılmıştır. Güftesi olmaz ve yalnız sazlarla çalınır. Dini peşrevler, Mevlevi âyinlerinde çalınırdı.

ÇAPA « Sözlük

Gemilerin deniz üstünde ve belli yerde durabilmelerini, suların akıntısıyla yerlerini değiştirmemelerini sağlayan çengelli demir. Sağlam bir halatla gemiye bağlı olduğu halde denize bırakılır. Çengelleri ile belli bir yere tespit edilebildiğinden, geminin hareket etmemesini sağlar.

Aynı zamanda, tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan, çoklukla bir tarafı düz, öbür tarafı çatal şeklinde olan demir âletlere de “çapa” denir.

BÖCEKLER « Hayvanlar

Hava ile soluyan eklembacaklılar (Arthropoda) şubesinin bir sınıfı. 700 binden fazla türü bulunan böcekler dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Ya karada, havada ve suda serbest olarak, ya da insan ve hayvan vücutlarında asalak olarak yaşarlar. Çeşitli hayat şartlarına göre vücut yapıları gelişmeleri birçok farklar göstermesine rağmen vücut yapılarının ana bölümleri hepsinde aynıdır.

Böceklerin vücûtları birçok bölmelerden (segment) yapılmıştır. Dış iskeletleri, içinde kitin bulunan sert bir maddedir. Deri hücrelerinin bir salgısı olan bu madde ile böcekler, hem destek, hem de vücutlarını koruma işini görürler. Böceklerin vücutları baş, göğüs (toraks) ve karın (abdomen) olmak üzere üç bölümden yapılmıştır.

Baş : En az dört bölümün birleşmesinden meydana gelir ve vücudun ön kısmında bulunur. Baş, böceklerin ağızlarının, gözlerinin, duyargalarının ve aldıkları besinleri kesip parçalamaya ya da emmeye yarayan ağız aletlerinin bulunduğu bölümdür.

Böceklerin, genel olarak iki gözü vardır. Böceklerin gözleri, “petek göz” denen binlerce küçük gözün bir araya gelmesinden meydana gelmiştir. Bazı böceklerde de, bu iki gözün arasında ve alında birkaç basit göz daha bulunur.

Böceğin duyargaları, gözlerin yakınında ve başın iki yanındadır. Duyargalar, böceklerin dokunma ve koku alma organlarıdır. Biçimleri değişik olabilir. Bazılarının duyargaları uzun, bazılarının kısadır.

Böceklerin ağızları, değişik biçimler gösterir. Bu biçimler, böceklerin yedikleri yiyeceklere göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak dört çeşit ağız şekli ayırt edilir: a - Çiğneyici ağız (Hamam böceklerinin çekirgelerin ağızları böyledir), b -Emici ağız (Kelebeklerin ağızları böyledir), c - Yalayıcı - emici ağız (Arıların ağızları böyledir, d- Delici - emici ağız (Sivrisineklerin ağızları böyledir).

Böcekler, ağızlarının bu yiyecekle, re göre biçim alması sebebi ile, besinlerini kolaylıkla yiyebilirler.

Göğüs : Üç bölümden yapılmıştır.

Böceğin ayaklarının ve kanatlarının bulunduğu bölümdür. Her bölümde, sağdan ve soldan birer ayak çıkar. Böylece, böceklerde üç çift ayak görülür. Ayrıca, göğüsteki bölümlerin ilk ikisinin üst bölümlerinden birer kanat çıkar.

Böceklerin ayakları da bulundukları ortama göre değişiklik gösterir. Bu biçimler şöyledir: a - Yürüyücü ve koşucu ayaklar (Hamam böceğinin ayakları), b - Kazıyıcı ayaklar (Danaburnunun ayakları), c - Sıçrayıcı (Peygamber devesinin ayakları böyledir).

Vücut yapılışı bakımından böceklerde iki çift kanat bulunursa da, bazılarında hiç kanat bulunmaz. Bazı böceklerde de önde ve arkada bulunan kanatlar, ayrı işler görürler. Örnek olarak, arıların ön kanatları uçmak arka kanatları dengede durmak için kullanılır.

Karın: Birbirine eklenmiş on bir bölümden yapılmıştır. Kitin adı verilen sert bir madde ile kaplı olduğundan, dış etkilerden zarar görmez. Karında, çoklukla ayak bulunmaz. Ancak, arıda olduğu gibi bazı böceklerde, karın halkalarının sonuncusunda, hayvanların korunma organları olan iğne]eri bulunur. Yine bazı böceklerin dişilerinde, karın halkalarının sonlarında, uzunca bir boru biçiminde yumurta organları bulunur.

Böceklerde solunum : Böceklerin bütün vücutları, “kitin” adı verilen kalın bir tabaka ile örtülü olduğundan, solunum, insanlarda olduğu gibi, deri ile olmaz. Böceklerde solunum, bütün vücuda yayılan ince solunum kanalları ile olur. Böceklerdeki bu solunum şekline “trake” adı verilir. Oksijen, genel olarak bu sistemle taşınır. Böceklerde dolaşım, böceğin sırt tarafında bulunan damarlarla olur. Böceklerin kanı, genel olarak renksiz bir sıvıdır.

Böceklerde sindirim: Böceklerde sindirim sistemi, iki tarafı açık bir boru biçimindedir.

Böceklerin yaşayışı: Böcekler, genel olarak, küçük boyda hayvanlardır. Kolay kolay gözle görülmeyecek böceklerin yanında, boyları 20-30 santimetreyi bulan böceklere rastlanır. Fakat, genel olarak boyları bir iki santimetre arasında değişir. Böceklerin çok değişik renkleri vardır. Bazılarının renkleri parlak ve

göz alıcıdır, bazıları da bulundukları yerlerden ayırt edilemez. Tabiat tarafından yapılan bu renkler, genel olarak, büyük tabiat kuvvetleri karşısında çaresiz kalan böceklerin, düşmanları tarafından kolaylıkla görülmesine engel olacak şekilde meydana getirilmiştir. Bu sebeple, toprak renginde, bulunduğu her hangi bir yerin renginde olan böcekleri, ancak çok dikkatle bakma sonunda görmek mümkündür.

Böceklerde çoğalma, yumurta ile olur. Böceklerin üstünü kaplayan kitin maddesi, böceklerin büyümesine engel olduğu için, genel olarak böcekler büyümek için arasıra kabuk değiştirirler, başkalaşıma uğrarlar.

Böcekler, zekâ bakımından, ilkel hayvanlardan ve yumuşakçalardan biraz daha ileridir, özellikle arılardaki görev sorumluluğu ve görev bölümü, dikkatle incelenmeğe değecek özellik gösterir.

Böceklerin sınıfları: Böcekler, biçimlerine ve kanatlarının sayılarına göre 8 büyük takıma ayrılır:

1 - Zarkanatiılar (Arılar, karıncalar), 2 - Çiftkanatlılar (Karasinek, sivrisinek), 3 - Pulkanatlılar (Kelebekler, îpekböceği), 4 - Kınkanatlılar (Ateş-böceği, mayısböceği), 5 -Düzkanatlılar (Hamamböceği, çekirge), 6 -Yarım kanatlılar (Bitki bitleri, ağustos böceği), 7 - Damarkanatlılar (Su sinekleri), 8 - Kanatsızlar (kitap güveleri).

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy