Nedir

KELEBEK « Hayvanlar

Güzel renklerle süslü kanatları olan böceklere verilen ad. Kanatları ve gövdesi toz gibi pullarla kaplıdır.

Kelebekler tam bir başkalaşım geçiren böceklerdir. Bunlar ilkin yumurtadan kurtçuk halinde çıkarlar, yaprak ve ağaç kabuğu ile beslenir, sonra da kendilerine bir koza örerek krizalit haline gelirler. Kelebekler bu kozadan, kanatlı böcekler halinde, başka bir deyimle kelebek halinde çıkarlar. Kelebeklerin, başkalaşımları sırasında içinde bulundukları bu koza, ipeğin meydana gelmesini sağlar.

ALIN « İnsan

Kafanın göz çukurları üstünde bulunan ön bölümü. Yukarı kısmında saçlar, yanlarında şakaklar, aşağı kısmında kaşlar vardır.

İnsanlarda, alın yuvarlaktır ve bir kürenin dörtte biri kadardır. Alın, yüksek ve açık olabildiği, gibi, basık ve dar da olabilir. Alının bu şekilleri çehreye özellikler verir.

Alnın kemik yapısı, kafatasını meydana getiren, önde ve ortada tek olan alın kemiğinden, yanlardaki şakak kemiklerinden, aşağıda temel ve kalbur kemikleriyle burun ve üst çene kemliklerinden ibarettir.

Kemiklerin üstünde ince ve geniş alın kası, bunun üzerinde de alın derisi bulunur. Alın derisinde, yaşlılıkla artan enine çizgiler halinde deri büklümleri vardır.

ŞEREFLİKOÇHİSAR « Türkiye Coğrafyası

Ankara iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.749 kilometrekare, nüfusu 60.690 dur. Yüzeyi genel olarak geniş ve düz platolardan ibarettir. Tahıl ekimi ve koyun yetiştiriciliği, halkın başlıca geçim kaynağıdır.Merkezi 8.666 nüfuslu Şereflikoçhisar kasabasıdır.

MOSKOVA « Dünya Coğrafyası

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nin başşehri. Volga üzerinde tarihi bir şehirdir. Nüfusu 4.839.000 dir. Petersburg' un kurulmasından önce imparatorluğun da başşehri olmuş, 1918 yılından sonra da Sovyetler Birliği'nin Başşehir olmuştur. Rusya'nın en büyük ve en bayındır şehirlerinden biridir.

AFRİKA « Dünya Coğrafyası

Dünyanın beş kıtasından biri ve eski dünyanın bir parçası. Afrika adı Kartaca'ya ilk defa ayak basan, Romalılarca Africani denen oymaklardan alınmıştır. Bu da önceleri yalnız kıyı bölgeleri için kullanılmış, sonradan bütün kıt'a için kullanılan bir ad olmuştur.

Akdeniz çöküntü alanı ile Avrupadan, Kızıldeniz'le Asya'dan ayrılır. Güneyden kuzeye 8000, doğudan batıya 7600 kilometre uzunluğunda ve 30 milyon kilometrekare yüzölçümündedir. Dünyanın üçüncü büyük kıtası; ve bütün kıtaların beşte biridir.

Yüzey sekli: Avrupa'dan Cebelüttarık boğazı. Asya'dan Süveyş kanalı ile ayrılır. Kıyıları çok az girintili ve çıkıntılıdır. Kuzeyde geniş bir dörtgen, güneyde bir üçgen durumundadır. Afrika'nın belli başlı yüzey şekilleri kıyılara yakın bir takım yükseklikler arasında kalmış çanak şeklindeki düz. İliklerdir. Bu düklükleri çevreleyen dağların önünde çok dar kıyı ovalar uzanır. Çanak şeklindeki bu düzlüklere kuzey ve güney bölümlerinde sık şık rastlanır. Doğuda, Kızıldeniz kıyılarında başlayan ve Orta Afrika'ya kadar uzanan büyük bir çöküntü hendeği vardır. Bunlar orasında sönmemiş yanardağlara rastlanır. Kuzeyde Habeşistan dağları, daha güneyde Kilimencaro (6010 metre), Kenya (5340 metre) yanardağları yer alır. Bu çöküntü hendeğinin tabanında görülen eski kütlelerde genç volkanlar, bu çukur alanını parçalara ayırmıştır. Bu çevrenin dışında, Afrika'nın en büyük gölü olan Viktorya gölü yer almıştır. Afrika topraklan, iklim bölgeler: ne göre çeşitlilik göstermekledir. Ekvator çevresindeki bölgelerde kırmızı renkli, milli topraklar yer almıştır. Nemli iklim bölgelerinde parçalanmış, ufalanmış kütleler göze çarpar. Kurak bölgelerde ise kumlar ve boz renkli topraklar geniş alanlar kaplar, zengin ve bitki yetişmesine asıl elverişli topraklar vahalarla suların istilâsına uğrayan bölgelerde bulunur.

Sular: Ekvator çevresinde bulunan bir kıt'a olması dolayısıyla Afrika suları çeşitli özellikler gösterir. Bazı yerlerde, yağışların azlığı ve sıcaklığın çokluğu, denize ulaşamadan kaybolan suların meydana gelmesini sağlar. Böylelikle Büyük Sahra ve Kalahari denilen büyük kurak çöller meydana gelmiştir. Çok nemli olan ekvator bölge, sinde ve yağışların uzun devam ettiği bölgelerde bol sulu ırmaklara rastlanır. Afrika'nın en önemli nehirleri Nil (6500 Km.) Kongo (4650 Km.) Nijer, Limpopo. Oranj. Zambezi nehirleridir. Afrika'da göller de geniş yer kaplar. En büyük gölü, Ekvator üzerindeki Victoria (68.000 kilometrekare) tir. Bundan başka Tanganika, Niyasa gölleri de çok derin olan göller arasındadır.

İklim: Afrika, tropikal bölgesi en geniş olan bir kıt'a olduğu için, tropikal iklim tiplerine hemen her yerinde rastlanır. Ekvatorda ve özellikle Gine körfezi taraflarında her mevsimde bol yağmurlar yağar. Gine, Kongo, taraflarında yıllık ve günlük sıcaklık fark. lan hemen yok gibidir. Bu bölgenin kuzeyinde ve güneyinde yılda iki yağışlı mevsimi olan sıcak bir iklim bölgesi yer alır. Bu bölgelerin dışında da yazları yağmurlu, kışları kurak geçen bölgeler vardır. Afrika'nın iklimi, ekvatorun uzaklığı ile orantılı bir değişme gösterir. En kuzeyde ve en güneyde sıcak ve kurak yazları ılık ve yağışlı kışları ile Akdeniz iklimi denilen astropikal iklim şekli hâkim olur.

Bitki ve Hayvanlar: Afrika'nın bitki durumu, genel olarak Afrika'nın iklim bölgelerine uyar. Ekvator bölgesi ile Kongo nehri ve Gine körfezi çevrelerinde balta girmemiş ormanlara tesadüf edilir. Bu ormanlardan geçilme si adeta imkânsızdır. Buralardaki ağaçlar 60-70 metreye kadar uzanırlar. Bu bölgenin dışında kurak mevsimlerde sararan yağışlı mevsimlerde yeşeren otlara ve kışın yapraklarını döken ağaçlara tesadüf edilir. Devamlı yeşillik olanlar ve ormanlar yalnız nehirler çevresindedir. Kurak mevsimin daha uzun sürdüğü yerlerde ise yalnız bozkırlara rastlanır. İyice kurak olan yerlerde ise, dünyanın en büyük çöllerinin (Sudan ve Büyük Sahra) yer aldığı görülür Kuzey ve güneyindeki bölgelerde ise astropikal iklimin sert yapraklı ağaçları, zeytinlikler, defneler bulunur. Afrika'nın hayvanları da iklim ve bitki örtüsü ile orantılıdır. Balta girmemiş ormanlarda renk renk çeşitli kuşlara, bitkilerin ortaya koyduğu engelleri aşabilecek kudrette olan gorillere, fillere rastlanır. Nehir kenarlarında timsahlar, su aygırları, su kuşları görülür.

Ekvator bölgesinden uzaklaştıkça aslan, kaplan, çakal gibi et yiyen ve çok çeşitli hayvanlar vardır. Bu arada küçük oldukları halde önemli hastalıklara sebep olan hayvancıklara da sık sık rastlanır. Sıtmayı taşıyan sivrisinekler, uyku hastalığına sebep olan çeçe sinekleri ve odunları kemiren termitler bu aradadır.

Nüfus : Afrika'da renkli yerlilerle buraya sonradan göç etmiş beyazlara tesadüf edilir. Burada 254.000.000 insan yaşamaktadır.

Beyazlar daha çok kuzey ve güney Afrika bölgelerinde yerleşmişlerdir. Birkaç tipte olan renkli yerlilere ise Kongo nehri çevrelerinde, Sudan'da, Habeşistan'da Doğu Afrika'da ve Mısır yönlerinde tesadüf edilir.

Bunlar, yerlerine göre, Sudan zencileri, Araplar, Habeşler, Tuaregler ve Bantu zencileri adlarını alırlar.

Doğal zenginlikler: Afrika'nın kuzey bölümünde zengin maden kaynakları yoktur. Daha çok Orta Afrika bölgesinde zengin maden kaynaklarına tesadüf edilir. Doğu Afrika'da Niyasa gölü kenarında, Altın sahilinde, Kipo Motoda ve Transvaal'da zengin altın madenlerine rastlanır. Kimberley'le Kongo çevresinde elmas bulunmaktadır. Güney Batı Afrika'da bol bakır yatakları, Zambezi kenarında, Transvaal ve Katanga'da kömür vardır.

Devlet ve Sömürgeler: Nil havzası dünyanın en eski medeniyet merkezi olmakla beraber, çöllerin geçilmesi zorluğu yüzünden Afrika'nın öbür bölgeleri yakın zamanlara kadar pek az tanınmıştır. Eski Mısırlılardan başka Kartaca'da ilk çağlarda kurulan medeniyetlerle Afrika bu çağın medeniyet merkezlerinden biri olmuştur. Orta Çağda müslümanlar tarafından Mısır'ın ve bütün Kuzey Afrika'nın ele geçirilmesiyle buraları da İslâm Medeniyeti’ nin büyük etkilerine tesadüf edilir. 1516 yılında Mısır ve daha sonraları Fas'a kadar Kuzey Afrika Osmanlı İmparatorluğunun eline geçmiştir.

1830 da Fransızların Cezayire çıkmaları ile Afrika yavaş yavaş bilinmez bir ülke olmaktan çıkmış ve Avrupa devletlerinin sömürge kaynağı haline gelmiştir. Fransızlar, Kuzey Afrika'yı Ekvator bölgesini, Sudan'ın batısını, Madagaskar adasını ele geçirmişler ve buralarda sömürgelerini kurmuşlardır. İngilizler Mısır Sudanını, Doğu Afrika'yı, Güney Afrika'yı, Natal, Oranı, Transvaal Rodezya, Altın Sahili ve Nijerya bölgelerini ele geçirdiler. Belçikalılar Kongo bölgelerini ele geçirdiler. Belçikalılar Kongo bölgesini, Portekizler Angola ve Mozambik sömürgelerini elde ettiler.İtalya 1911 de Trablusgarp ve Bingazi'yi işgal etmiştir.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Afrikada bağımsız olma yolunda pek çetin didişmeler olmuştur. Bu didişmelerin sonucu olarak da, bağımsız duruma gelen Afrika devletleri, gün geçtikçe artmaktadır. Bugün Afrika, siyasal bakımdan, bütün dünyanın dikkatini üzerinde toplayan bir kara parçasıdır.

KÜBİZM « Bilim ve Sanat

Avrupa'da 1910 da ortaya çıkmış bir sanat akımı. Resim, mimarlık gibi sanat kollarında, eşyayı geometrik şekiller halinde göstermek esasını güder.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy